Sunday, December 16, 2007

gecmis 3,5 aya donus...

Dogumun uzerinden tam 3,5 ay gecti. insan bu kadar mi tembel olup iki satir bir sey yazamaz. aslinda buna tembellik denmez. aksine gezmekten firsat bulupta yazamamaktan kaynaklaniyor benim yazamamam. dogumumdan iki gun sonra eve ciktim ve aksamina kendimi alisveris merkezinde buldum. sonra da sirasi ile hergun bir nedenden dolayi disardaydim.kah Beray'in doktor randevusu kah alisveris kah keyif. tabii bundan Beray da nasibini aldi ben nereye o oraya. artik oyle alisti ki hergun disarda olup arabasinda uyumaya , evde durdugumuz gunler huysuzlanip uyumuyor. bende koyuyorum arabasina iki tur evin etrafinda hoop Beray uykuda. :))
yazamamak oyle s1k1nt1 veriyordu ki o yuzden bloglari bile dolasmayi kestim. ama artik yeter dedim ve peyderpeyi yazmaya karar verdim. nerden baslasam nerden baslasam diyorum ve dogumdan baslamam en iyisi olacak sanirim.
daha once de yazdigim gibi 11 eylul gecesi sancilarim gelmeye basladi. aslinda o gunun ogleden sonrasi belimin alt taraflarina agrilar giriyordu. bunu fark ettigim anda gene alisveris merkezindeydim. babamin burda kalma suresi kisitli oldugundan ve almak istedigi seyler oldugundan dogum oncesi hepsini halletmek istedik. o yuzden de geldikleri gunden itibaren gezmeye basladik. her neyse, ben artik yerlere comele comele o gunu de bitirdik ve eve geldik. eve geldigimde once varolan agrilarin gercektende sanci olup olmadigini anlamam biraz zaman aldi. cunku duzenli degildi ve sadece belimin alt tarafindaydi. neyse hastanede nobetci olan doktoru aradik ve olanlari soyledik bekleyin dedi. daha suyu gelmemis sancilarin siklasmasini beklicez dedi. ben tabii baya huzursuzlandim .ve gece tekrar Koray'a arattirdim , doktor tekrar bekleyin dedi ,ama isterseniz yarin sabah erkenden kontrole ofise gidin dedi. zaten bizimde ogleden sonrasi icin randevumuz vardi , onu erkene almis olduk.gece pek huzurlu gecmedi. sanci girdiginde saate baktim ama duzenli degildi sancilar. sabah oldu ve annemi de yanimiza alarak sabah 8 de gittik doktorun ofisine. once kontrol yaptilar ama daha birsey yok dedi. ama yine de nst ye bagladilar. yarim saat kadar durdum orda. doktor kontrol ettiginde hemen hastaneye gidiyorsunuz dedi. oh be dedim kizim geliyor. garip ve karmasik duygularla eve geldik. anlasilmaz bir sekilde cok sakindim. eve geldigimizde, babami bizi bekler bulduk. ac gittigim icin kontrole ve hastanede de yemek yedirmeyecekleri icin annem ben bi cay koyayim dedi. o sirada da ben bi dusa girdim ciktim. hastane cantama eksiklerimi yerlestirdim ve kapinin onune koydum. annemin getirdigi coreklerle beraber bir bardak cay icip hastane icin yola ciktik. sancilar olsa da gayet rahattim ve eger dogum sancisi dedikleri buysa ben dayanabilirim diye dusundum. hastaneye ugramadan bi de bankaya ugradik. islerimizi hallettik. :) sonra hastaneye gittik. zaten haber vermislerdi gelecegimi hemen aldilar beni ve dogum yapacagim odaya cikarttilar.ustume hastane onlugunu giydirdiler. saat 11:30 da hastaneye giris yapmis olduk. 1 saat kadar benden bilgileri almalari surdu. sonra beklemeye basladik. benim sancilarda s1iklasmaya basladi.yemek vermedikleri icin su ve meybuz getirdiler. oyle bir resmimiz varki , onu goren kimse birkac saat icinde dogum yapmak icin hastane yatmis birine benzetmez. her neyse doktor geldi , kontrol etti ''gece yarisidan once gelmez bu bebek acilma yok cok , ben yapmam sanirim dogumu'' dedi..tahmin edin kimdi bunu soyleyen. tabii ki benim istemedigim kadin dogumcu. bunu duyunca sevindim tabii. oh ben bu kadin yapmayacak dogumumu dedim. gene buyuk konusmusum :)) her neyse. zaman gectikce benim sancilar siklasmaya basladi. koridorda yurudum ettim ama banamisin demedi. en sonuda 3 gibi epidural istedigimi belirttim. ve 3, 5 da yapilan epiduralla dunyaya tekrar geldim. gercekten dogum sancilari denen bi durum varmis ve gercekten de sancili geciyormus. igneden sonra keyfimde yerine geldi ve hastane odasini tam donanimli bir irtibat ussune cevirdik. bi ara benim yatagimda bilgisayar , kamera ve fotograf makinesi vardi. hemsire bile gorunce guldu :)) ablamla , arkadasimla saniye saniye haberlestik.sanki onlarda odadalarmis gibi :) bu arada acilma olmadigi icin bana yuklu bir ilac verdiler ve acilmasini beklicez dediler. neyse doktor gitti aradan yarim saat gectikten sonra kontrol icin geldi. ''bi bakalim acilma olmus mu?'' derken hemsireye ''cabuk cabuk kafasi cikmis dogum baslamis'' dedi. biz daha ne oldugunu anlamadan dogum baslamisti. o sirada aklimdan gecen'' al iste buyuk konustun bu kadin dogumunu yaptiracak iste''ydi :) ama guzel olan eli cok hafif ve hizliydi hakkini yememek lazim. halbuki ben epiduralimi de almis dogumun keyfini cikarmaya daha yeni baslamistim. bir yandan doktor onlugunu giyinirken bir yandan da 10 kadar sayip bana it it diyordu, kadin ustunu giydi eldivenlerini takti ve 2 dakika sonra iki ikinma ile Beray kollarima geldi. bu kadar miydi? evet bu kadardi. ha hay iste bu kadar. kolaycacik. inanilir gibi degil. Koray yanimdaydi ama dondu kaldi. elleri agzinda gozleri dolu dolu oylece kaldi. ben Koray hemen fotografimi cek demesem uzun sure daha oyle kalirdi sanirim. 12 eylul saat 18:13 de Beray geldi. pespembe , koca kafali bir bebek :)) saclari dusundugumuz kadar cok degildi. biz bizden bayaa sacli bir bebek olur diyorduk ama oyle olmadi. kilosu da korktugumuz gibi dusuk degildi. 3250 gr.ve 52 cm. gayet saglikli bir bebekti. sadece sag arka tarafinda dogum lekesi vardi. olsun gorunur yerde degildi , onemli de degildi. 2 saat sonra beni baska bir odaya aldilar. Koray la ikimiz kaldik o gece. Beray'i yanimizda tutmaya korktuk , bebeklerin tutuldugu odaya goturduk. altini bile degistiremiyordum. her bebegi verisimde hemsirelere bi de altina bakar misiniz diye rica ediyordum. onlarda bakip edip aciktigi zaman yanima getiriyorlardi. cuma aksami saat 6 ya kadar hastanede kaldik. benim cok sukur bi rahatsizligim olmadi. dikislerim agri falan yapmadi. kalkma oturmada bir sorun yasamadim. cok sukur hersey cok kolay ve guzel gelisti. cuma aksam eve geldik. cumartesi gunu aksam kendimi magaza da buldum.babam fazla kalamayacagi ve pazar gunu donecegi icin son alisverislerini yapmasi gerekiyordu. onu goturdum, son dakika alisverislerini halledip eve geri donduk. ertesi gun sabahtan Koray ile beraber babami havaalanina birakmaya Indianapolis'e gittik geldik. dedigim gibi her gun herhangi bir nedenden dolayi evden cikmam gerekti. bi de sanirim ben bebeklide olsam hayat devam ediyor , eskiden de rahatca geziyordum simdi de geziyorumun ispatiydi belki de. cunku kendimi eve kapatip dunyayi bebekten ibaret gormekten korkuyordum. oyle olunca evde kalinca sanirim insan daha cok ozuyor herseyi. cok sukur hic bir s1k1nt1miz olmadan , bebegi hasta etmeden gecirdik gunlerimizi.artik hergun cikartiyoruz kizi. yoksa kesinlikle gunduzleri uyumuyor.
simdi gelelim Beray'a : cok sukur cok saglikli bir bebek. kocaman kiz oldu artik. 3,5 ayini doldurdu. asilarini oldu. 4.ayinin asilari var yakinda onlari yaptiricaz. son iki gundur acayip sesler cikartiyor. ): beray dendiginde 2. ayinda itibaren donup bakiyor. konusmalarimiza gulerek cevap veriyor. geceleri duzen olusturduk. iki gunde bir yatmadan banyosunu yaptiriyoruz. evdeki herkesin odasina ugrayip iyi geceler diliyoruz. sonra emerek ve masal dinleyerek uykuya daliyoruz. artik ayaklarinin ustunde cok rahat durabiliyor (tabii tutanin destegi ile) . simdi oyuncaklarini tutmaya basladi sayilir. tuttugu herseyi agzina goturuyor. dogdugunda sol bogrunde dogum lekesi vardi. sonra ona benzer bir baska dogum lekesi dogduktan 7 gun sonra sag sakaginda belirdi. gittikce buyudu ve kabardi. ona uzulurken tek tesellimiz saclarinin o lekeyi kapatacak olmasiydi. doktorlar en gec dokuz yasina kadar gececegini soylediler. ama beni endiselendiren cok bilincli olmadigi 3-4 yaslarinda (kiz cocugu olmasi nedeniyle) taraga tokaya duskun olacagindan ona tarak degdirdiginde ya kanatirsa korkusu. bunu dert ederken gecen hafta sonu gozunun alt tarafinda bir kizariklik belirdi. cizdi herhalde diye dusunurken iz gecmedi ve dun doktora gittik. doktor bununda dogum lekesi oldugunu soyledi. kiz cocugu oldugu icin daha da cok uzulduk haliyle. simdiki tek istegimiz lekenin bu buyuklukte ve kabarmadan kalmasi. kabarik hali hicte hos bir goruntu degil cunku. cok sukur buyuk bir rahatsizligi yok ama bu neden olsun ki... uzulduk dun bayaaa, canimiz s1k1ld1. elden gelen bir sey yok. uzuldugumuz ya buyudugunde resimlerine bakarken kendini hic begenmezse , benim suratimda neden bunlar var derse. o zaman gercekten cok uzulurum.
iste bizim hikayemiz de bu. birkac resimle beraber sanirim aradaki 3,5 aylik arayi kapatmis olurum. artik duzenli olarak yazmaya baslarim sanirim.


ps : bu arada yazdiginiz yorumlar icin cok tesekkur eder cevap yazamadigim icin de ozur dilerim.

Wednesday, September 12, 2007

kizim

bugun annesini cok uzmeden geldi kizim. epiduralli normal dogum oldu. 3,250 gr.ve 51 cm.olarak geldi. simdi misil misil uyuyor. cekirdek aile olarak kaliyoruz bugun hastanede. resimler daha sonra..

son gece

sanirim bu gece kizimla son gecemdi. biraz kisa ve sancili oldu ama son olabilecek olmasi biraz garip geldi. sanirim bugunden sonra karnimda degil kucagimda olucak. her ne kadar gelsin artik desemde bu surecin sonlaniyor olmasi uzdu beni.
dun aksam gelen sancilar beni yaniltmis olsalar da sabaha karsi olanlar belirli s1kl1kla olmaya basladi. ama hala pek duzenli sayilmazlar. birazdan doktorla gorusmeye klinige gidicez. eger ''hadi hastaneye derse'' gidicez bakalim.
devami daha sonra...

Sunday, September 09, 2007

hala iki kisiyim

cok sukur annemler geldiler. kendilerine gelmeleri de iki gunu aldi sayilir. aslinda saat farki degilde onlari yoran 32 saat yolculuk yapmis olmalari.her iki ucakta rotar yapinca ekstra beklemelerle daha uzun bir yolculuk olmus haliyle. neyse sag salim , birseyleri kaybolmadan gelebildiler de ben de rahata erdim. bu arada bizim kizdan hic ses seda yok. hali keyfi yerinde ki cikmiyor disari. ama artik annemler geldi , dinlendiler , gezdiler. yeteri kadar vakit tanidi kizimiz onlara. artik gelebilir yani. bu sali beklenen gelme gunu. ama bizim doktorla randevumuz persembe gunune. yarin sanirim arayip sali gunune randevuyu aldiricam. beklenen gunu gecmeden bi kontrolden gecsin bakalim.

Monday, September 03, 2007

son gunler

kaldi 9 gun.. yani artik rakamlar tek haneli. :) bu kizin da gelecegi yok zaten. keyfi yerinde , cikmaya niyeti yok. son gunler hep ha geldi ha gelecek demekle , beklemekle geciyor(mus). annemler gecen hafta beni heyecanlandirip bu hafta icin carsamba gelebiliriz dediler. ama bu sabah ogrendim ki carsambayi birak cuma bile gelmeleri ertelenebilirmis. belki cumartesi belki de pazar ya da baska bir gun.. cok s1k1ld1 canim. bu yuzden bugun 3 posta hickira hickira agladim. diger taraftan da Koray'dan azarlari isittim. boyle olmaz bu halinle bebege zarar vereceksin diye. ama kim dinler onu. zaten gecirmisim 9 ay hamileligi tek basima. istiyorum ki bari son gunlerimde annemlerle olayim. ama o da olmuyor. gorecekler beni bebegimle. takmayim kafama diyorum ama olmuyor iste. elimde olmayan birsey icin uzulmenin de yeri yok aslinda ama gel de bunu kendine anlat.

Saturday, September 01, 2007

gecmek bilmeyen gunler

gunlerimi doldurmama , bir an bile bos durmamama ragmen gecmek bilmiyor zaman. son dort gundur evin temizligine vakit harcadim. bir yigin camasir yikadim , utuledim , camlarimi sildim , dolaplarimi temizledim vs.vs. son gunlerimi boyle degerlendirmek istemezdim ama disari cikip gezecek halimde olmadigindan ve evde oturup bebegin gelecegini bekleyip , kafamda binbir soruya cevap aramak yerine temizlikle ugrasirim daha iyi dedim ve oyle yaptim. hem ayaktayken insan kendini daha iyi hissediyor sanirim. oturdugum zaman tembellesiyorum ve halsizlesiyorum. korayla da bir yerlere gidecek durumumuz yok, onun isleri basindan askin. hele bu ayin sonuna kadar islerini nasil toparlayacak benim bile aklima takildi. bi de ustune annemlerin ve bebegin gelmesi tuz biber olacak. bir yandan ellemeyim calissin diyorum diger yandan da bebekle ilgili herseyi tek basima yapiyormusum gibi geliyor uzuluyorum. onun olaylari karsilamasi daha farkli benden. haliyle ben de benim gibi tepki vermedigi icin dariliyorum ama biliyorum ki o oyle biri. aman neyse iste...

dun bir ara kiz bizi heyecanlandirip gelecekmis gibi yapti , ama sonra yanlis alarm oldugu ortaya cikti. halbuki o kadar da gelmesini istemistim ki dun gece :)) neyse daha miladini doldurmadi demek ki dedim. dunku doktor kontrolu iyi gecti. hersey normal. ne zaman dogabilir dedigimde genel bir cevap olan ''bundan sonra her an'' dedi. onu bende biliyorum bundan sonra her an olabilecegini. beni yoklayan sensin , acilmaya vs.gore daha iyi bir yorum yapabilirsin. gecen doguran bir arkadasima 1 haftaya kalmaz demis doktor , gercekten de kiz 3 gun sonra dogurdu. kaldi 10 gun zaten. bekliyoruz sabirsizlikla. bu ara bir hafta oncesine gore 1,5 kilo vermisim. sorun degil , olabilir bu dedi. halbuki ben baya bi kilo aldim herhalde diye gitmistim.

Saturday, August 25, 2007

duru bebek

benim ne yazik ki daha goremedigim ve ancak bir yasini gectikten sonra gorebilecegim teyzesinin tombul tenekesi , yarmagul'u olan yegenimin artik bir sayfasi var. www.duruejderoglu.com . dunya tatlisi bir kiz. oyle ki her bebek dogdugunda guzel olmaz ama bu kiz dogdugu dakikadan itibaren hep guzel oldu. huylari da kendisi gibi guzel. cok sakin bir bebek. biraktigin yerde uyuyor. uyandiginda hic ses cikarmadan yatagindaki oyuncaklari ile oyalaniyor. annesinin koynunda degil dogdugu andan itibaren yataginda uyuyor. sevimli hayalet casper a benziyor. artik emeklemeye de basladi, tum enerjisini ona harciyor. seftaliyi harika bir sekilde yiyor. aslinda ne verirsen severek yiyor. dunya tatlisi bir bebek. umarim hayatinin devaminda da hep boyle isleri de kendi gibi guzel ve kolay olur.


Friday, August 24, 2007

geri sayim

geri sayimda sayilar 1 le baslamaya basladi. bizi de bir heyecan aldi ki gunler yaklastikca daha cok merak eder olduk. dun doktor gorusmemiz vardi. yeni gelen bir doktorlaydi randevumuz. digerlerine gore genc ve sevimli bir kadindi. o da diger doktorun dedigi gibi 6-6,5 pound (2700-3150 gr.)civarinda dogar dedi. artik kucuk bir bebegimiz olacagi fikrine alismamiz gerekecek. aslinda biz kendi kendimizi sartlandirmistik. bizim gibi bir ciftten buyuk bir bebek dogar diye. cunku esim 4,5 kg. ben de 3,5 kg. dogmusuz. hatta buna guvenerek hic yeni dogan kiyafeti almamistim.bi takimimiz ve bir iki tulumumuz var artik bir sure onlari giyecek Beray hanim. yeniden yeni seyler alipta bir kere giydirip bir kenara atmak istemiyorum. ama kime soylediysem dogumun daha kolay olur kucuk bebekle diyor hem de daha cabuk buyurmus. bilmiyorum beni rahatlatmak icin mi soyluyorlar bunlari ama gelince gorucez kolay mi zor mu buyuyorlarmis.
bu arada dogum beklenenden erken olabilirmis. bunu annemlere soyleyince bir paniklediler , bileti erkene mi aldirsak gelecek hafta mi gelsek telasina dustuler. simdi gelin desem ve Beray gelmezse babam o sure icinde isini erken birakmis olacak ki donunce baya bi zorlanicak. babam istiyor ki bebegin gelmesine yakin gelelim daha cok gorelim bebegi. annem icin sorun degil o babamdan daha uzun kalacagi icin o bu durumu pek dert etmiyor ama o da dogumda yanimda olmak istiyor. bakarsiniz belki iki belki uc kisi karsilariz sizi dedim daha da cok telaslandilar. biraz telaslandirayim ama di mi boyle uzaktayken hic naz yapilmiyor bari son gunlerimde yapayim o kadarini da.annemin dogumda yanimda olmasini cok istiyorum , boyle hem uzakta hem dogum insan kendini sanki terk edilmis , kimsesi yokmus gibi hissediyor. ama dogumda burada olmamalarini da cok gozumde buyutup kendime sikinti yaratmiyorum. olmazsa olmaz dunyanin sonu degil ya.haftaya Koray'in da okulu baslayacak bakalim nasil bir dogum hikayem olucak :)

Tuesday, August 21, 2007

italyalardan kizima hediye


Pinar nam-i deger CIKO bana taaaaa Italya'lardan (daha dogrusu Beray'a) bu guzel kokos pembe kadife ayakkabilari gondermis. postaci kapiya kutuyu getirdiginde imzaladim ama icimden de biz birsey siparis vermemistik, bu ne ola ki , kesin yanlistir ama hele bi imzalayayim dedim. sonra ustune baktim ki benim adim yaziyor daha cok sasirdim. simdiye kadar kimse benim adima birsey gondermemisti. sonra dikkat ettim ki uzerinde italyanca birseyler yaziyor( hayir kendimi kasacagima gonderen kismina baksam pinarin ismini gorucem ama o telasla dusunemedim haliyle). kutunun icinde gece cok sik pembe hasir bir kutu, kutunun icinde de pembe kokos ayakkabilar. kokos annenin kokos kizina yaziyordu icindeki kartta.(burda kokosluktan eser kalmadi ya neyse) nasil hosuma gitti , nasil gozlerim doldu anlatamam. icinde bu kutunun disinda uzerinden bir sene gecen dugununden bir fotograf ile davetiyesi ve nikah sekeri vardi. uzakta oldugum icin gidememis ve cok uzulmustum. o da ne yazik ki benimkine gelememisti ama vekil olarak kardesini gondermisti :) cok sevindirdin cok beni Ciko... sana da Serhat'a da cok cok tesekkurler. simdi benim gidip o kokos patiklere kokos bir kiyafet almam lazim :))

Sunday, August 19, 2007

hamilelik

yazmayi erteleyip duruyorum nedense bir suredir... halbuki her an bilgisayar basindayim. ama herkes son gunlerin dinlenmene bak dedikce bende de bi agirlik.... kraliceler gibi sabah 10- 10,5 gibi kalkiyorum, bu arada Koray kalkmis cayi koymus, yumurtalari haslamis oluyor. sonra kahvalti yapiyoruz ama kahvalti masasini kaldirmam bi iki saati buluyor.. bu arada ben cok duzenli ve tertipli biriydim son zamanlarima kadar. nasil oldu bu degisim ben bile anlayamadim. sonra bilgisayarin basinda aksama kadar vakit geciriyorum. bi ara kalkip aksam yemegi icin birseyler hazirliyorum o kadar. halbuki 2 haftaya kadar gittigim sporuma devam etsem fena mi olurdu. ama enerjimi hicbirsey icin sarfetmiyorum. neyse dedikleri gibi son tembellik hallerinin tadini cikartayim. bu arada doktor isinin sonucu anlatayim. doktoru ertesi gun aradik ve dosyama baktiklarini ama merhemi vermek istemediklerini onun yerine kuveti sicak su ile doldurup icinde oturmami uygun gorduklerini soylediler. gercekten cok yardimlari dokundu , olan bana oldu sinir oldugumla kaldim.
dun hastane turumuz vardi.basta cok komik geldi. 10 cift kadardik , ama esler garip bir saskinlik icindeler ''ne diye burdayiz''der gibi. kadinlar daha bilincli tabii niye orda olduklari hakkinda. muhtemelen her es karisinin demesi uzerine oraya gitmistir :) Koray her ne kadar ''ne isimiz var burda''dediyse de asil onun icin cok iyi olmus oldu bu ziyaret. Koray yer yon bulma konusunda inanilmaz sorunlar yasadigi icin az cok ogrenmis oldu hastanenin icini. hastaneye giderken de arabayi o kullandi ki yollari ogrenebilsin diye.ama bir de gece antremani yapmak lazim, beray'in ne zaman gelecegi belli olmaz.hangi kapidan girmemiz gerektiginden basladilar , hangi asansorun dogum katina cikacagiyla ilgili bilgiyle devam ettiler. sonrasinda odalari gosterdiler. once dogum yapilacak odayi , sonra da dogumdan iki saat sonrasinda kalinacak odayi gosterdiler. cocuklarin bakildigi odalari da gosterdiler. ozel bakim odalarini vs. hersey gayet guzel gorunuyor ama tabii onemli olan bunlar degil, ekibin nasil oldugu. hastaneye gittigimiz anda bir hemsire sirf seninle ilgileniyormus ,s1k kontroller yapiliyormus vs. bakalim nasil bir dogum hikayem olacak. Koray kiziyla konusmus cumartesi gunu kahvaltidan sonra gelecekmis , sonra bir kac saat icinde dogurma eylemi bitip en gec aksamina kalacagimiz odaya gececekmisiz :) bakalim dedigi gibi olacak mi? aslinda Koray'in derdi okulu oldugu gunlerin cocugun gelecegi gune denk gelmemesi .neyse ki bu donem sansliyiz sadece hafta da iki gun okula gidip ders verecek. onun disinda evde olacak. annemler varken sorun degilde onlar gelmeden eger sancilarim tutarsa o zaman kotu olur sanirim. annemler buyuk bir ihtimalle ayin 7 sinde burda olacaklar. bana gore ben en gec 5ine kadar dogurmus olucam. bir arkadasima gore de ay basinda dogmus olacak diyor. ama bugun beni gorenler daha karnimin asagi inmemis oldugunu soylediler. bakalim kiminki tutacak. bu hafta icinde de gelmesinde sonra ne zaman isterse o zaman gelsin.
bunlar disinda Beray cok hareketli. klasik muzik dinlediginde sakinlesiyor, duruluyor. fakat jazz ve tango dinlediginde ise hareketlerinde bi artis oluyor. simdi benim anlamadigim hangisini seviyor hangisini sevmiyor. tangoyu sevmesi benim acimdan daha onemli. boylelikle erken yasta tango yapmaya baslar. :)
bu sorularin cevabina az kaldi az :)))

Tuesday, August 14, 2007

hamilelik zor zanaat..

artik kalan gunler 2 ile baslamaya basladi. kaldi 29 gun. cok agirlastigimi hissediyorum bu ara. bi de hareketli ki Beray hanim oyle boyle degil. tekmeler , hickiriklar , donmeler. hala nasil yer buluyorsa orada. hazirliklarda tamamlanmak uzere.oyuncaklarina , mama sandalyesine kadar herseyi temizlenmis posetlenmis durumda onu bekliyor. bu hafta sonu hastane turumuz var. hastane mi otel mi daha henuz kavrayamadigimiz bir yer. eminim disi seni ici beni yakar vaziyettedir. goruntu olsun da burdakiler icin gerisi onemli degil.
gecen hafta apar topar doktora gittik. dogumda da olabilecek birsey benim su an basima gelmis. zaten ya bu aralarda , bu aralarda da olmazsa dogumda ikinmayla olan bir rahatsizlik. ''kendi doktorumuz'' diye bir kavram olmadigi icin burda klinikte o gun kim varsa ona gorunuyorsun.o gunde Allah'in uyuzu bi kadin vardi , mumkun olmadikca randevu almak istemedigim. ona denk geldim. bir de randevusuz gittigimiz icin beklettiler tam 2,5 saat. hadi o neyse. sonra salak kadin gozlerini kisip basini sallayarak ve her cumlesinin sonunda da gulerek bize durumu anlatmaya calisti. bi merhem surdu rahatlatti beni. ama oyle salak ki bu kadin rahatladim hemen dememe ragmen recete de onu yazmamis. gitmis fitil yazmis. yahu yazsana merhemi. bir haftadir hicbir degisiklik yok ne yazik ki. bugun ogleden sonra tekrar aradik. biz sizi aricaz dediler. iyi, saat 6 oldu hala ses yok. aradik tekrar 20 dk.icinde geri doncez size dediler.neyse doktorlardan biri aradi , sorun nedir diye.. elinin koru. ac bak dosyama. yok efendim ofis kapanmis o yuzden dosyama bakamiyormus , yarin sabah arayip derdime care bulacaklarmis. ne bicim insan bunlar. hamileligin son ayinda ustune dusmesek salladiklari yok. burada cocugun buyuyup buyumedigini karni olcerek soyluyorlar. bi nevi eslestirme. 32. haftadaysan karninin buyuklugu asagi yukari 32 cm. cikmali.iki hafta oncekinde sevdigim doktor ( ki artik hamilelere bakmayi birakmis gecen hafta) 34.haftadayken 35 cikti demisti. iyi dedik. gecen gun gittigimizde ise salak kadinin olcmesiyle bebek 36.haftada 33 cm.cikti. bi de dalga gecerek ''size bakarak birsey soylesek buyuk dememiz gerekirdi ama 6-6,5 pound ya dogar ya dogmaz'' dedi. gelde elinde kalmasin bu kadin. hayir tamam K.da ben de iri insanlariz ama dalga gecer gibi veya hakaret eder gibi bu sekilde soylenmez ki. kaldi ki boylarimiza gore de kilolarimiz gayet iyi yani.
bundan iki ay once dogum yapan arkadasimi da boyle pimpiriklendirdi bu kadin , sonucta gayet normal bir bebegi oldu kizin. eline mezroyu alip olcersen zaten ne kadar saglikli bi sonuc bekleyebilirsin ki. simdi ben bu kadina uyuz oluyorum diye kesin korktugum basima gelir ve dogumumda bu kadin nobetci olur. iki saatte yaptiramaz dogumu bana. ay neyse dusunmeyim ben bunalri , dusundukce sinirlerim tepeme cikiyor. hele bi de yarin arayalim bakalim ne diyecekler...

Sunday, August 05, 2007

of of

gectigimiz hafta bayaa bi isini hallettik Beray hanimin ve evin. Beray'la ilgili olarak once cocuk doktorunu belirledik ve yarin ogleden sonrasi icin ongorusme ayarladik. daha sonra devletin bazi dogum giderlerini karsilamasi icin basvurumuzu yaptik. daha sonra evdeki havalandirma tellerini sildik ki kizimiza toz konmasin :) bugunde bir dolabini boyadik elma yesiline ve cok guzel oldu. hele bi kurusun fotograflarini ceker koyarim. araba koltugunu , bebek arabasini ve anakucagini iyice silerek dezenfekte ettim. sokulebilecek ne kadar kumas parcasi varsa bunlardan, soktum ,ayirdim ve yikadim. baska baska aaaa evet bir de hastane cantasini hazirladim.kiyafetlerini yikadim , utuledim dolaplarina istifledim. ve en son olarakta bugun K. ile yatagini yaptik.ama daha carsaflarini falan sermedim toz olmasin diye. onlari da ayin 25 inden sonra yapmaya karar verdim.evle ilgili olanlara gelirsekte buzdolabini doktum ve temizledim. banyo dolaplarina da ayni isleri yaptim. yapacaklarimi unutmayayim diye yazip buzdolabinin usutune yapistirmistim. simdi oyle guzel oluyor ki isler bittikce onlarin ustunu cizmek. yarin da arabada varolan ufak tefek aksakliklari halledicez kismetse.boylelikle gun be gun buyuk gune hazirlanmis olucaz.
biraz once yatagini sildikten sonra olmasini dusundugum yere yatagini yerlestirdim ama pek aklimda yaratmis oldugum gibi olmadi. annemler geldigi icin yataginin bizim odada durmasina karar vermistik. bir de haliyle K.nin calisma masasi da bizim odaya gelecek. bi de odada en buyuk boyundan bi yatak oldugunu dusunursek odaya sigilmiyor.olctum bictim ama i-iih. olmuyor. yatagin seklini degistirsek bu sefer de yine benim tarafi duvara dayamak gerekecek ki sigilabilsin. eee gece kalkmalari o zaman bi hayli zor olacak. bi de yatakta oturarak emzirmeyi planlayan ben, o koseye bebekle nasil gecerim Allah bilir. obur kosede yatayim desem dibimde hemen K.nin masasi ve haliyle lambasi olacak ve gece gec saatlere kadar calisacak. hic olmazsa onun isigindan falan birazcik daha uzakta olurum diyordum ama anlasilan K. obur kosede ben de isiga yakin kosede yaticam. ya da kizi annemlerin odaya saticaz :)) olcak bitcek :) neyse bi yaklassinda gunler o zaman dusunurum artik.

Thursday, July 26, 2007

kitap- yardim

gecenlerde (sanmiyorum ki bir aydan fazla olsun) bloglarda dolasirken su an hangisi oldugunu hatirlayamadigim bir blogda 4 tane kitap onerilmisti bebeklerle ilgili. annemlerden gelirken getirmelerini isteyecektim ama ne yazik ki bir yere not etmemism. hatirlayan varsa eger yazarssa cok sevinirim.
uzun zamandir yazicam yazicam bir turlu tembellikten firsat gelmedi. aslinda tembellik yaptigimda yok ama gunler hizli bir sekilde geciyor. uyusuklukta var tabii. bebek gelmeden once yapilacak isler listesinden sonunda bir kalem cikartabildim ve pazartesi gunu mutfak dolaplarimi sildim , duzelttim. gelecek hafta icinde de jaluzileri kuvette yikama , yatagi kurma ve havalandirma tellerini yikama var.
gecen hafta evcini nin sitesinde gezerken tesaduf eseri simit tarifine rastladim ve hemen ertesi gun yapmaya koyuldum. harika oldu.
sonra bu yaptigimi cumartesi gunu gol kenarinda yaptigimiz piknikte arkadaslara soyleyince ''tamam o zaman haftaya kahvaltiya sendeyiz'' dediler. ve bugun kahvaltiya degil ama oglen cayina geldiler. oralardayken bu kadar ozlemle yenecek birsey olacagini tahmin etmezdim ama burda buyuk olay oldu :) gercekten de tadi tam ankara simidi gibi oldu. Turkiye'de olsam hayatta saatlerce ugrasip simit yapmam , yapmama da gerek yok her kose basinda olan ''simit dunyasi'' , ''simit sarayi''ndan gider alirim. ama burda gercekten saatlerce ugrasmana degiyor. ozlemle yiyorsun ve ne yazik ki cabucak bitiyor.
baska baska ne yaptim... aaa evet :gecen hafta bir de bir hocanin gol kenarindaki evine gittik.ufak ama bir o kadar da sevimli bir evi vardi.





bu da koca gobegimle ben... dun gonderdigim birkac fotografta ablam '' ay sen bayaa kilo almissin'' dedi ve moralimi bozdu. halbuki daha 9,5 kilo aldim. cift haneli rakamlarla bile baslamiyor aldigim kilo miktari. tabii simitleri her hafta yapar ve goturursem olacak sonuclar ortada. neyse daha dikkatli olmam lazim. ama once evdeki simitleri tuketmeli.

bu da bahcemizin disina tasmis olan bir adet salatalik. bu sene oyle bereketliydi ki bahcemiz salatalik acisindan. hergun kahvaltida taze taze yiyebildik ve hala da yiyoruz. bir de domates ve biberlerimiz de olursa mukemmel olacak.

bu arada Beray hanim da iyiler. gecen hafta gittigimiz gol evinde yagmis olan yagmurdan dolayi ahsap basamaklar kaygandi ve ben kaydim. cok sukur ki grup halinde indigimiz icin merdivenleri, arkamda birileri vardi ve beni tuttular. zaten sirtustu dusecek gibi oldum ama dusmedim. elim merdiven kolundaydi ve oyle abanmisim ki ona o sirada sadece kolum morardi. ama o olaydan sonra bana sanki Beray'in hareketleri azalmis gibi geldi. aksamda kendimi dinledim ve pek yerinde durmayan kiz hareket etmez oldu.tabii ben de bi korku sabahi zor ettim. sonra kalktim ve internette okudugum gibi tatli birseyler yiyip soluma yattim. ve bir saat icinde 10 kere hareket etmesini bekledim. etmedi o kadar cok. yani bana bu sayede sabahin sekizinde cikolata yedirtti ya bu kiz helal olsun. her neyse sonra K. okula gitti ve ben geliyorum ve doktora gidiyoruz dedi. bir ertesi gune olmasina ragmen randevumuz bekleyemedik ve gittik. hemen nst ye bagladilar. normalden daha fazla tuttular sanirim. bi 45 dk.kadar bagli kaldim o alete. takiliykende uykuda oldugunu soylediler cunku kalp atislari hep ayni duzeydeydi. ayikken (!) bi 120 lere inip sonra da 160 lara falan cikarmis. neyse doktora gitti makineden cikan listeler. ve o herseyin yolunda oldugunu bi sorun olmadigini soyledi. ne yazik ki burda oyle hemen ultrasona sokmuyorlar. once olasi butun diger yollari deniyorlar eger ciddi bir sorun gorurlerse ultrasona aliyorlar. bunu bildigimden durmadan kendimi dinliyorum.ondan sonra ki gunde gittik ve kalp atislarini dinledik.gayet iyiydi.doktorun demesine gore sabah kaltigindan ogleden sonra 2 ye kadar 10 kere , 2 den de yatana kadar olan surede 10 kere hareket etmesi normalmis. oyle bir saatte 10 kere hareket etmesi her zaman olan bir durum degilmis. her neyse , sonrasinda da hareket etmesi bizi fazlasiyla rahatlatti.asya'nin da dedigi gibi simdiki eglencelerimizden birisi karnima dokunup nerede neyinin oldugunu tahmin etmek. sanirim genelde basi asagida, bacaklari da sag ust tarafta oluyor. garip bi duygu. gunler yaklastikca insan daha da sabirsizlaniyor ve biran once kavusmak istiyor.ve bu aralar (ama nazar degmesin) cok guzel uyku uyuyorum. sadece bir kere kalkiyorum ve misil misil , kesintisiz uyuyorum. gunler boyle geciyor. cok sukur ki Turkiye'deki gibi asiri sicaklar yok burda. aslinda sicak ama aksamlari serinliyor hava. gecen gece butun camlari kapatmamiz gerekti cok estigi icin. esmedigi zamanlarda klima imdadimiza yetisiyor.

Saturday, July 14, 2007

Telasli fakat durgun hallerim

Bilgisayarim oldu , aslinda bir sey olmadi kendi kendine duzeldi. Burda bi baksinlar diye goturdugumuz yerde bizi yalanci cikartti bilgisayar. Hani hep olur ya doktora gidersiniz , gittiginiz zaman agriniz dinmis olur vs. aynen onun gibi. Bakan cocuk birkac kere acti kapatti bilgisayari hicbir sorun gozukmedi. Biz de hadi hayirlisi deyip eve geldik ve cok sukur sorunsuz calisiyor. Ama bu seferde bugun evdeki kurutma makinesi bozuldu. Illa birsey olacak ya , bakalim bundan sonra neyimiz bozulacak.

Beray hanim biraz duruldular. Yani yine hareketli ama o coooook hareketli donemi geride biraktik sanirim. Iki gun once teyzesinin (yani ablamin) gonderdigi cdleri dinliyoruz onunla.belki de bu etki etmistir durulmasinda , kimbilir. Bir tanesi ve genelde dinledigim IQ COCUK diye bir cd. Icinde Mozart , Bach , Chopin , Brahms’ dan eserler var. Arka fonda kus sesleri ve su sesleri ile bebeklere daha uygun hale getirmisler. Gayet keyifli dinlemesi. Diger cd ise BIZIM NINNILER. Icinde 12 tane ninni var. onu fazla dinlemiyorum cunku ben dinlerken bile uykumu getiriyor. Yani bayaa basarili bi calisma J bakalim Beray hanimda da ayni etkiyi yapacak mi?

Ben hala gobegim farkedilmiyor zannededurayim ama etraftan bayaa anlasilir olmus.gecen gun bir magazada ve markette calisanlar sordular neyin olacak? Adi ne olacak? Ne anlama geliyor? diye. Sonra farkettim ki benim karnim son bir haftada inanilmaz buyumus. Daha da buyuyecekse ben nasil hareket edicem? Su halimle bile zorlaniyorum artik yururken. Bi de fazla kilo almis olsam halim harap olurdu herhalde. Su an almis oldugum 8 kilo bile bana batar oldu. Bundan sonra abur cubur olayini iyice azaltmam lazim. Saglikli ve bebege yararli seyler degiller ne de olsa. Meyvelerden aldigim seker yeter zaten. Bi de cikolata ve keklerle seker takviyesi yapmaya gerek yok.

Bu arada kafam bir turlu baslayamadigim hazirliklarla dolu. Iki aydan az kaldi ama yatagini falan yapip oylece de beklemek istemiyorum. Simdiden yapip toz olsun vs. istemiyorum. Ayri bi odasi olacak olsa hazirlarsin kaparsin kapisini olur biter. Oyle olmayacagina gore simdiden yapmanin da bir anlami yok. Ama o kadar kafam mesgul ki bunlarla. Bi tane 3 katli dolap gibi birseyi var. ama kapaklari yok yani her tarafi acik. Ona kumas begenip etrafina da lastik gecirip kullanisli bir hale sokmam lazim. Yatak takimina uygun bir kumas begenmeliyim. Hatta sade bir kumas olsun istiyorum hani su utuyle yapisan cicekler , harflerle de suslemek istiyorum. Bunun icin disari cikip dolanmak lazim haliyle. Sonra evde mutfak dolaplarini temizlemek , panjurlari indirip yikamak , havalandirma tellerini sokup temizlemek ve yeniden yerlerine takmak , kiyafetler icin dolap almak , kiyafetleri yikayip utulemek , hastane cantasini hazirlamak , cam kapi silmek gibi bir yigin isim var. ama bunlari simdiden yapmak ta istemiyorum. Beray hanimin daha dogrusu annemle babamin gelmesine yakin yapmak istiyorum. Ben annemle yapariz bazi seyleri diye dusunurken annemler bebek gelmeden bir iki gun once gelmeyi dusunuyorlar. Sanki sezeryana girecekmisim gibi , tarih belliymis gibi. Doktorun soyledigi tarihi kesin tarihmis gibi aliyorlar. Hadi babam neyse de anne hanim sen iki dogum yaptin bunun saatli , duzenli birsey olmadigini bilmiyor musun? Tabii kendilerine gore nedenleri var babam dukkanini birakip uzun sure kalamayacagindan ve bebekle daha cok vakit gecirmek adina doguma ne kadar yakin gelirsem o kadar iyi diye dusunuyor. Annemde ona ayak uyduruyor. Ama burda pimpirikli bir kizlari oldugunu ve yardima ihtiyaci olan birisi oldugunu atliyorlar. Neyse artik bakicaz basimizin caresine.

Monday, July 09, 2007

tembellik halleri

bu aralar gene hersey ustuste geldi. Zumrutuanka gittikten sonra bosluga dusmus gibi oldum ve dogru duzgun birsey yapamadim. zaten sicaklardan da birsey yapilacak gibi degil. evden disari cikasim yok. kocacigimin '' artik bundan sonra evdesin , cok s1k1lacaksin sana bi bilgisayar lazim'' sozleri uzerine aldigimiz bilgisayar da gelmisti onunla oyalanip duruyordum. ta ki cumartesi gecesine kadar... cumartesi gece uykusuzluktan kalktim annemleri de aramam gerekiyordu diye actim bilgisayari. yani ben acmaya calistim ama acilmadi. hata verdi. neyse kapatip tekrar actim yine ayni sey. velhasil o gunden beri acmiyorum. bugun de gostermeye gidecektik. benim tembelligimden o da kaldi.
Beray bir fena oldu. cok hareketlendi son birkac gundur. onceden arada savurdugu tekmeleri artik her an yapmaya hazir vaziyette. otururken veya yatarken hareketlenirdi, simdi ben ayakta is yaparken bile tekmeleri atiyor. geceleri uyuyamadigimdan da gunduzleri sersem sersem dolaniyorum evde. haliyle tembellikte yapti bu sersemlik. bir de alisik degilim ben gunun her anini evde gecirmeye. alismisim sabahtan cikip aksam girmeye koydu bu evde oturmalar. insan hareket etmeyince daha cok tembellik yapmaya meyilli oluyor.
bi de ogrendim ki bugun, Turkiye ile konustugumuz internet sitesindeki bilgilerimize birileri ulasmis ve kredileri kullanmislar.bugun annemle konusurken kesildi telefon. halbuki daha gecen gun bir yigin kredi vardi hatta. cep telefonlari , izmir numaralari vs.sinir oldum.dun bilgisayar bugun bu. ne kadar sanssiziz.neyse artik olan oldu.iptal ettik bilgilerimizi.
bu arada dun kizimizin carsaf takimini aldik. daha dogrusu Zumrutuankanin verdigi hediye cekinin bir kismiyla aldigimiz icin onu Zumrutuanka almis oldu. Keselerine bereket. yatagini kurmak ve carsaflarini sermek icin sanirsizlaniyorum.


Wednesday, July 04, 2007

Zumrutuankanin ziyareti ve baby shower

Sonunda kendimi toparlayip yazabiliyorum. Aslinda toparlamak degil kendimi , itiraf edeyim. Tembelligim , Zumrutuanka sayesinde baslamis oludugum ”Yaprak Dokumu” dizisini agzim acik sekilde izlememden kaynaklaniyor. Bu arada bir yigin sey oldu tabii. En onemlisi daha oncede yazdigim gibi Zumrutuanka’nin ziyareti . Nasil iyi geldi sohbet etmek , dedikodu yapmak, ayni telden konusmak. Tabii aramizda bi de ufak cimcime. Anladim ki benim biraz daha sabirli olmam gerekiyormus. Cocuk cocuklugunu yapti haliyle ama ben ortada durmadan hareket halinde olan bi varliga alisik degilmisim daha. Bi bakiyorsun cam kenarinda sonra 1 saniye icinde mutfakta buluyorsun. Ates parcasi sanki. Ya da elinde olan bi oyuncakla bir yere vuruyor. Dedigim gibi cocuk cocuklugunu yapiyor huysuz olan benim. Bir de bizde ufak bir kirintiyi bile ziyafet sanan karincalarimiz olunca benim pimpirikligim iki katina cikiyor. Cocugun arkasindan dokulen bir sey vardir diye elektrik supurgesiyle dolasan ben oldum haliyle.Bu sekilde nasil cocuk buyuturum artik Allah kerim.Ne kadar hissettirmemeye calismis olsam da yine de cocuga pek dirlik verdigim soylenemez. Sanirim sabir birazda aliskanlikla olan birseymis. Benim en son gordugum bebek su an lise de olan kuzenim olunca dusunun ne kadar uzagim bebek sesine , hareketlerine, kosusturmasina. Neyse ki Z. ile dostlugumuz uzun yillardan beri varoldugu icin , beni tanigi icin , kusuruma bakmamistir.( yani ben oyle umuyorum.)Yine de kusurlarimi affede. Ama cimcimenin sevimliligi baskasinda yok. Bukle bukle saclari yeter. Bir de masallah akilli. K.ile oyle oynadilar ki , kocama gecmiste yuz vermeyen kiz kanki oldu onunla. Tabii bunda K. nin yaraticiligi sayesinde buldugu oyunlarin yeri buyuk. Her ne kadar K. onunla bir erkek cocuguymus gibi oynadiysa da cimcime hemen ayak uydurubildi. Ilk seferinde kaleci ve golcu oldular ellerinde ki tenis topuyle. Ikinci gun aralarindaki iliski asker kumandan iliskisi oldu. Topcu birligindelerdi. Komutan ,yani K., oyuncaklari atiyor cimcime de getiriyordu. Daha sonra K. onu odullendirip bir hafta izne gonderdi (guya). Ondan sonraki gun merdivenlerden asagi sarkitmak suretiyle cimcime parasutcu birligine girmis oldu. Bi arada K. at olmak suretiyle suvari birligine kaydolmus oldu bizim cimcime. Velhasil hallerinden pek mutlu gozukuyorlardi. Anladim ki K. gercekten cocuguyla ilgili bir baba olacak. Ben de peslerinde kosan dirdirci anne. Ayyy bu tablo hic hosuma gitmedi, kendimi toplamam lazim.

Gelelim baby shower a. Gayet guzel oldu Z. sayesinde. O olmasaydi benim shower neye benzerdi bilemiyorum. Cimcime ile dolasmak bayaa bi zor olsa da Z. yilmadi ve butun party shoplari ve dollar store lari gezdi.oncelikle neler aldiklarimizi genel anlamiyla yazip sonra fotograflarla beraber anlatayim. Once guzel bi tabak bardak pecete ve masaortusu takimi aldik. Sonra ‘’ baby shower’’ yazan duvar susu ile bebek ayak izi olan balonlar aldik. Ondan sonra yaptigimiz kurabiyeleri koymak icin yine emzikli ve kelebekli iki cesit naylon poset aldik. Bu arada sepetlerimizi suslemek icin seritler aldik yine malum yazi olan uzerinde. Yine Z.nin yapacagi bonbon kurabiyelere batirmak icin renkli kurdanlar aradik ve yogun ugraslar sonunda bulduk. Sonra Z. takti gelenlere ani olarak kalmasi icin birsey alalim ve icine seker koyalim diye. Neyse en sonunda Walmart’ta bebek biberonlari bulduk renkli renkli kapakli. Sonra icine de yine renkli sekerler aldik. Neyse aksam oldu ve oncelikle kurabiyeleri yapmakla ise basladik. Once pembeleri sonra da yesil ve sarilari yaptik. Kaliplarimizda ordek , cicek , kalp oldu.



Kurabiyeler piserken Z. bonbonlari yapti . Bu arada gecenin ilerleyen bir saatine geldigimiz icin cimcime uyudu ve bizde salona ortaya butun esyalari yigdik. Ve en zevkli susleme kismi basladi. Once seritleri sepetlerin cevresine gecirdik.

Sonra pisen ve soguyan renkli kurabiyeleri posetlerin icine koyduk ve sepete yerlestirdik.




Sonra sira geldi biberonlara. Once Z.onlarin icini sekerlerle doldurdu. K.da guzel el yazisi ile etiketlerini yazdi. Sonra etiketleri kurdelalara gecirerek fiyonk attik.


Diger susler ve kagit tabak canaklarda burda.

Zevki bir sekilde gule oynaya bitirdik islerimizi gecenin 2,5 unda. Tam da o saatte cimcime uyandi , zamanlamasi gercekten iyi oldu .




Burda da masanin diger mamalar gelmeden onceki hali var.


Ve son olarak frambuazli pastam. Harika olmustu. Ellerine saglik yapan kisinin.

Birazda gelen hediyelerden ve her gecen gun buyuyen gobegimden birkac fotograf.






Guzel bir sekilde de sona erdi gunumuz. Hersey icin tesekkur ederiz Zumrutuanka’ya ve tekrar bekleriz bu taraflara.

Thursday, June 28, 2007

ziyaret

zumrutuanka burdaaa... tabii nerdeyse bir haftadir burda ama yazacak vakit olmadi. anlatacak , gosterecek bircok sey var ama artik sanirim bunlari gelecek hafta yapabilicem. bugun baby shower im var. :) hazirlanip oraya gidicez. dun Zumrutuanka ile ne susler yaptik, gormelisiniz. ama biraz daha beklemeniz gerekecek.

Wednesday, June 06, 2007

kafa karisikligi ve kizimin cicileri

bloglarda ardisira gelen dogumlardan ve onlarin hikayelerinden etkilenmedim degil. bir yandan biraz gozum korktu fakat diger yandan da epiduralsiz normal dogum yapmakta israrliyim. bir an once bebisi kucumuza almak istiyoruz. gunler azaldikca sanirim insanin da bekleme sabri azaliyor. ama yine bu konuda da iki arada bir deredeyim. simdi rahatim, yatma saatim yok kalkma saatim yok. istedigim seyi istedigim an yapma ozgurlugune sahibim. ustumu giyinip 5 dakika icinde evden cikabiliyorum. istedigim yere gidip istedigim saate kadar kalabiliyorum. istedigim gibi rahat konusabiliyor ve izleyebiliyorum.ama bunlar 3 ay sonra lukse girecek sanirim. herseyim degisecek. planlarim hep kizima bagli olacak. bunlari basindan bilmiyor muydum sanki. biliyordum tabii ki. ama gunler yaklastikca insanin gozu mu korkuyordur ne? velhasil karisik duygular icindeyim. yakinda bir arkadasim dogum yapacak, bu sekilde daha yakindan gozlemleyebilicegim hayatin nasil degisecegini :)
bu arada ne zamandir koymak isteyip de koyamadigim resimler var.



ustteki iki resimdekiler anneannesi ve dedesinden. annemin icine hep erkek olacagi dogdugu icin herseyi mavi.bu orgu mavi elbise gibi gorunen sey aslinda tulum. biz zumrutuanka ile bir anlam veremedik ama annem cok kullanisli oldugunu ve bi sure ablamin kizinin bunun icinde uyudugunu soyledi. ( ama sanirim onunkisi pembeydi) ustteki tum takim aslinda hastaneden cikis icin cok uygun. ama bunlari giydirmeye karar verirsem arabasini pembe balonlarla ve ''it's a girl'' yazan birseylerle suslemem lazim :))
kirmizi hastasi bir annenin kizina gelen hediyelerde kirmizi olunca kizindan once annesi havalara uctu tabii!!! cok da sevimli bir tulum bayildim buna ben..bu arada bu ve alttaki 2 resimdekiler kurstan arkadaslarimin hediyesi.
bu hirka da cok sevimli , gelse de artik giydirsek kizimiza..
bluzun ustundeki islemelerle pantalondaki cicekler renklerine kadar ayni dikkatinizi cekerim.

bunlarda zumruankanin gonderdigi ciciler. pembis pembis.. simdiye kadar pembe bir battaniye disinda pembe bir seyi olmamisti ama artik var.


cok sevimliler bayildim bunlara ben. hatta ilk dogumgununde giyecegi kabarik tullu elbisesi bile hazir. :)

bu da bugun hediye edildi. doguracak olan arkadasimin annesi ormus. ozellikle sapkasindaki antenlere dikkatinizi cekerim :) ellerine saglik annesinin.orgu birsey gelince insan bi garip oluyor burda. garipsedim ama bir o kadar da hosuma gitti.

Bu da yine onlardan . dogum yapacagi icin baby shower a gelemem diye simdiden verdi cicilerini.boylelikle pembe ciciler sayisinda hatri sayilir bir artis yasanmis oldu.
bu battaniye de bir hocamdan hediye. beyaz olmasi ve sac orgu olmasi guzel ama cok tuy birakiyor ve cabuk kirlenir gibi geliyor. bakalim gorucez kullanisli mi olacak ?
simdiden o kadar cok hediye geldi ki hicbirsey almasam bile beni bayaa bi idare eder ( yani bebegi). ama o kadar guzel seyler var ki kendimi zor tutuyorum. daha da anneannesinin ve babaannesinin ordukleri ve aldiklari yok ortada.bakalim onlar da gelince sigabilecek mi dolaplarina kizimiz.

Thursday, May 03, 2007

ordan bundan benden..

ben gene sallamisim blogu.. bu sefer ozur siralamaktansa direk yazmaya basliyim.gecen ay basindan beri bizim kizin (evet kiz olacak) saglik sorunlari ile ugrastik. bizi cooooook korkuttuysa da sonuc iyi gelince herseyi unuttuk sayilir. sonradan dusununce ufak seylere uzulmenin ne kadar yersiz ve gereksiz oldugunu goruyor insan. aceba cinsiyeti ne olacak , neye benzeyecek , aman gozleri su renk olsun , kasi suna benzesin , boyu uzun olsun gibi seylere takilip kalmak ne kadar anlamsizmis gorduk. simdi tek istedigimiz saglikli , eli yuzu duzgun bir sekilde dunyaya gelmesi.ne yazik ki saglikli olmanin degerini basimiza kotu birsey gelince fark ediyoruz. cok sukur geride kaldi bunlar. her neyse bu kadar can sikmak yeter.
evet dedigim gibi bir kiz gelecek. adini zaten cok onceden esimin bi arkadasi onermisti bizim de cok hosumuza gitmisti. BERAY olacak kismetse. daha dogrusu iki ismi olacak BERAY LUTFIYE. Lutfiye ismi benim bundan 10 sene once vefat eden teyzemin ismi. fikir esimden geldi. daha hamile bile degilken istersen teyzenin ismini kizimiz olursa verelim dedi. tabii once anneannemin ricasini almak lazim. eger her gordugunde aklina teyzem gelirde uzulurse bi anlami yok koymanin. ama beni etkileyen esimin boyle birseyi teklif etmesi. cunku ne de olsa eski bir isim ve iki isim burda karisikliga yol aciyor. ama hala kararliyiz iki isme de.

sezon sonunda aldigim kiyafetler , farketmemisim ben ama , baya cok olmuslar. artik birsey almicam. zaten hediyeler de gelmeye basladi. anneannesi de babannesi de oruyor. bi de begenip aldiklari seyler var simdiden. nerdeyse bi dolap dolusu kiyafeti oldu ufacik kizin. yeter bunlar ona.


bunlar disinda normal hayatima saglik sorunlari yuzunden biraz ara verdikten sonra tekrar geri dondum. tangoya son surat devam , hatta hocanin bi nevi asistani olarak.. kurslara da devam. kurslarin yaz boyunca da devam edecek olmasina seviniyorum cunku yazin evde bunalmaktansa disari cikip iki cift kelime konusmak iyi gelecektir. haftaya pazartesi gunu, biten kurslarimdan bir tanesinin mezuniyet gununde konusma yapicam. simdiden heyecani basti. bi de kiyafet sorunum var tabii. gecen hafta pazar gunune kadar aman ne guzel gobek yok , istedigimi giyebiliyorum derken birden buyuyen gobegime o gun nasil bir kiyafet uydurucam bilmiyorum. neyse iyi kotu bulucaz birseyler.
zumrutuanka en kisa zamanda sobelenmeme cevap vericem. en kisa zamanda....

Monday, April 02, 2007

sonunda bunu da yaptim

sonunda bu da geldi basima.. kendi halimde vaktimi ingilizce kurslarina giderek gecirirken birileri bu kadari sana fazla artik bi basamak cik dedi veya kurra cektim sana cikti yapti , nasil oldu bilmiyorum ama bugunden itibaren hic ingilizce bilmeyen 5 meksikaliya ingilizce ogretiyorum. artik roller ogretmenlik yaptigim 2,5 saat icinde degisecek. yanlis yapan degil ( ogretmen hep dogruyu bilir) yanlis duzeltenim.. guzel olan diger seyde sudur ki ben yanlis yapsam bile beni duzeltecek kimse yok etrafta. ha ha ha.... bunun da tadini cikartayim di mi ama :))

Friday, March 30, 2007

...

insan bayaa bi yazmayinca yazacaklari birden aklina gelip sonra da aynen ucuveriyor... neyse ben baslayayim da :
oncelikle artik herkes hamile oldugumu biliyor. bloga da sadece tablolari koymak disinda fazla bir sey yazamadim cunku annemlere o zamanlar daha soylememistik. internetten de biri ogrenir kulaklarina gider diye de acikcasi fazla birsey soylemedim. her neyse , annemlere soylememiz biraz gec oldu. ablamin dogumu yaklastigi ve onunla cok dolu olduklari icin soylemek istemedik. benim 3 ayim bittiginde ve ablamin dogumu oldugunda soylemeye karar verdik. ama istedik ki degisik bir sekilde haberleri olsun. velhasil K.nin aklina gelen fikir benim de cok hosuma gidince uygulamaya karar verdik. bebegin ilk ultrason fotograflarini tarayip kopyaladik. sonra sevimli kartlar alip icine birer kisa not yazip resimlerle beraber gonderdik. gonderdikten 1 hafta sonra ellerine ulasmisti!! cok sevindiler haliyle birazda alindilar bu kadar gec soylenir mi diye... hatta annem doguma gelmemekle tehdit etti beni ama tabii habere cok cok sevindiler...K.nin ailesi icin daha buyuk sevinc cunku onlar icin ilk torun olacak bu. bizimkiler ise tatmaya basladilar bile.. simdi cok sukur iyiyim. baslarda olan bulantilar ve yememeler ortadan kalkti ve istahim acildi. gelecek hafta 4 ay bitecek ve nerdeyse yolu yarilamis olucaz :))
bilen bilir burdaki doktorlar pek yardimci (!!). her sorduguna ayrintili cevaplar veriyorlar(!). ama sukur bi sorun yok gibi gozukuyor.hamile oldugumu doktordan doktara anliyabiliyorum. cunku ne gobegim cikti ne de kilo aldim. eski kiyafetlerime istedigim gibi girebiliyorum hala. (aman aman). tabii boyle hissedince pazar gunu kendimi dusunmeden bi guzel temizlik yapmaya basladim. kendime gore de gayet de iyi gidiyordum.. agir agir yaparak evi 6 saatte temizledim ki bunun icinde banyolar yok (onlari sagolsun K.yapiyor). guya kendimi yormadim. ama acisi sonradan cikti o gece ve pazartesi gunu feci belim agridi. neyse ki artik iyiyim. sanirim fark etmeden cok egildim dogruldum , yapmamak lazimmis , ogrenmis oldum. :)
normalde annem benim kiloma cok karisirdi. eminim gozunun onunde olsam gene karisir. ordan bile yetisiyor tabii ama goremedigi icin ufak yalanlarla durumu kurtariyorum. aslinda beni son gordugunden beri de hic bi degisikligim yok , ayniyim. dun telefonda konusurken kac aylik hamile oldugumu sordu 4 bitecek dedim. peki kac kilo aldin dedi sadece 1 dedim. aman Allahim demeseymisim ( ya da iyi ki demisim).''aa Elvan bebegin sana ihtiyaci var almaya basla artik , bu ne boyle kilo almadan olur mu ''dedi. ben bunlari annemden duyacakmiydim.. hayatta..... cocuklugumdan beri bana hic ''kilo al'' diye bir cumle kurdugunu hatirlamiyorum.tabii bunun acisini bebekten sonra her telefonda rejime baslayip baslamadigimi sorarak , kilo mu dolayli yollarlardan ogrenmeye calisarak cikartacaktir ama ben de su anin tadini cikartayim di mi!! cikarttim da zaten , telefonla gorustukten sonra yaptim bi kakaolu kek , kahveyle beraber yedik... K.da nasiplenmis oldu boylelikle :))

bu arada benim burada yapabilecegim tek is olan bebek bakiciligini s1k yapar oldum. Bebege alacaklarimi bu sekilde cikartiyorum J) genelde 2 kardes ve 1 kuzene bakiyorum. Hepsi kiz. 7, 5 ve 3,5 yasindalar. Bana da alistilar , Elvan gelecek dediklerinde cok seviniyorlar. Ben de alistim onlara.dun iki saat evlerinin onunde tebesirle yere resimler cizdik durduk… bana da iyi oluyor. Az cok birseyler ogrenmis oluyorum.

Thursday, March 01, 2007

geldi sonunda...

kac gundur bu bebekle doluyum... geldi sonunda ama pek nazlandi... simdi de sadece uyuyor ve emiyor. eminim yakindan cok daha guzeldir ama ne yazik ki uzakta olmanin dezavantajini yasiyorum. artik ilk ne zaman gorurum bilinmez. insallah hayati da kendi gibi guzel olur..

Tuesday, January 30, 2007

ondan bundan

beni goren de ya da okuyan sanacak ki cok yogunum da bi firsat bulup yazamiyorum. aslinda kafamda yazacaklarimi toparladigim zamanla evde bilgisayari bos bulabildigim ani denk getirebilsem neler yazicam da ; bir turlu o ayarlamayi yapamadim. neyse simdi K. biraz uykuya daldi da ben de firsat bu firsattir deyip yazayim dedim. oncelikle zumrutuanka beni iki kere sobelemis ama ben ilk onceki sobesine cevap vereyim yani cantamin icindekilerin ne olduguna. digital makinem daha olmadigi icin resim koyamiyorum uzgunum ( evet boyle okumasi da pek eglenceli olmayacaktir ama ne yapalim).

oncelikle ilk goze batanlar alisveris fisleri. onlari her ne kadar haftada bir toplasam da coklar.
ikincisi gozluk. sonrasinda digital sozluk , cuzdan , kalem , bozuk para cantasi , toka ( hem atkyrugu hem tel hem de kistirmali - ruh halime gore nasil toplayacagim degiskenlik gosterebilir) , hep surmeyi unuttugum ve varligini cantami temizlerken farkettigim el kremi , dudak parlaticisi , anahtarlar , mevsimine gore eldiven veya gunes gozlugu ( bu ara ikisi beraber). iste bu kadar.ee daha ne olsun di mi :)

bu arada buralar feci soguk. geldigimden beri bu kadar soguk gormemistim. araba kullanmaya basladigimdan beridir ki ( bu zaten buraya geldigim zamana denk gelir) bende zengin hastaliklarindan biri turemis : usumeyi unutmusum!!! disari cikmadan hooop git arabayi isit , sen makyajini yaparken o da isiniversin. sonra bin sicak arabaya gidecegin yerin onune park et hooop iki adimda klimali yerdesin... bu tum gun boyunca ve tum kis boyunca devam ederse olacagi bu. usumeyi unutursun. bugun kisa bi sure ,arabayi bakima goturdugumuzde ,disarda kalmak zorunda kaldim narin ayak parmaklarim buz tuttular... alisik degiller artik ne de olsa zengin hastaligina tutuldular. onceden oylemiydi okula veya ise giderken yururdum hep.
sonuc : rahat , insani tembel , sisko ve hasta yapar :)))

Thursday, January 11, 2007

gec kalmadan

arayi daha fazla uzatmis olmamak icin yazayim bari. hazir bugun kursu da asmisken... hic gidesim yok uyuz kadinin dersine... dersi bir turlu goturemiyor. cok olumsuz, tembel, uyusuk bi kadin... guya ders sirasinda sevimli olmaya calisiyor ama nafile.. ne yapsa bos. ben de gitmedim iste.. onun yerine evdeyim birazdan da cikar biraz dolanirim .saat 5 olunca da konusma esimle pratik yapmaya , sonrasinda da spora giderim..
gecen hafta kisa bi sevinc yasadim : 1 gunlugune bulasik makinem oldu :)) ama sonra attik!!! calismadigindan falan degil belki de calisiyordur ama denemedik bile :)) bi arkadas getirdi , mutfaga koydu.benim kucuk mutfagimda buyuk bi alani kapladi .hadi onu da gectik 4 kosesi olan bir sey olsa, orda duruyor olmasi fazla da rahatsiz etmezdi. ama makine tezgah alti bi makine oldugundan ustu nasil denir sunger ve plastik ile kapliydi.haliyle de yuvarlak hatli bi makineydi. sildim ettim bir seye benzettim ama tabii temiz olmasi ona ayri bir sekil katmiyor. temizlendikten sonra bile hala yuvarlak hatli idi. oyle bir sey mutfagin haliyle evin ortasinda durmasina ben bir gunden fazla dayanamadigim icin makine aynen cope gitti. cok istememe ragmen atarken pek de uzulmus sayilmam..
onun disinda baska bir guzellik daha yasadim.onu daha sonra anlatirim su an vaktim yok.
gecen haftalar suresince bayaa bi film seyrettik K. ile. Kubrick filmleri izledik ama adamin abartildigi gibi olmadigina karar verdik.. ozellikle shining filmindeki anlamsiz kisilerin goruntulerinin hala filmde nasil bir yer ettiklerini anlamis degiliz.. velhasil son kararimiz sudur ki bu adam fazla abartilmis. bunun disinda son izledigim filmlerden biride ''cinema paradiso'' idi. bundan 17 yil once izlemistim o filmi. tekrar seyretmek hos oldu.
bu arada Ervanin da dogumgunu oldu ve annesinin hummali calismalari sonucunda guzel bir dogumgunu yasadilar. zumrutuanka daha detayli yazar sanirim. ozellikle pasta macerasini :))

Thursday, January 04, 2007

iste geldim burdayim ben bu iste ustayim (!)

oh oh nerdeyse 2,5 ay olmus ben birseyler yazmayali... Zumrutuanka Turkiye'ye gitti ordan yazdi , dondu burdan yazdi , tembel ben oturdugum yerde yazmaya usendim. yeni postunu gorunce bir silkelendim kendime geldim ve hemen yazmaya basladim... 2,5 bayaa sey oldu olmasinada ben hatirlamiyorum neler oldugu.. dur dusuneyim bakalim...
yaptigim ve begenmedigim sey kendi kendime percem kesmek oldu... niye kestiysem anlamadim bende, cunku tel tokayla hep topluyorum.. anlamsiz oldu ama oldu iste..
sonra saclarimi boyadim. ama nedense hemen tekrar beyazlar gun yuzune cikiyor ve ben bu durumdan hic haz etmiyorum...
kurslarim tatile girdi hatta haftaya baslayacaklar tekrar... tango derslerim ise 2 hafta sonra baslayacak... kasabanin ilk milongasi gerceklesti ve ilk milonga da ilk dansimi niluferin ''cok uzaklarda'' parcasiyla yaptim ve ayri bir keyif aldim...
yine bir ilk olan bebek bakiciligi isine girdim.. oyle bir hizli giris yapmisim ki evin kopegi bacagimi isirdi , pantolonum bayaa bi hasar gordu ve hala kopegin dis izleri bacagimda yer etmekte...evin babasinin ise ilk duydugunda verdigi tepkiye hala hayranim : aaa bizimki senin tadina bakmistir gibi birseydi... her neyse oldu bitti iste.. bebek bakiciligi da dememek lazim o olaya.. git baska bir eve , evde izleyecegin programlari o evde izle bi de ustune para versinler aktivitesi olarak degismeli adi... zaten ordakilerde bebek degil cocuk..biri 14 digeri 11 kucuk olanda 8 yasinda.. zaten kendi kendilerini idare edebiliyorlar ama olsun baslarinda bi buyuk olmali (benim gibi) .. ama o buyuk ( yani ben) kopek isirdiginda hepsinden daha cocuk oluyor o da ayri bir mevzu ya neyse :)
bunlarin disinda buz pateni yapmaya gittim.. Turkiye'de ogrenmis oldugum hareketleri uygulamaya calisirken de bi guzel dustum.. olsun gene de guzeldi...
birde heyecanla bekledigimiz bir bebek var ki gelmesine cok az kadi... bi kiz bebek gelecek dunyaya ama adi hala konmus degil.. begenemediler bir turlu... ben diyorum Feride diye ama beni pek sallayan yok :))
bayram gunu annemlerle telefonda konusurken orda olamadigim icin kendimi pek bi kotu hissetsemde , gozlerim dolmus olsa da sonrasinda yapmis oldugum alisverisler beni kendime getirdi :)) alisveris her derde devaymis , kim inkar edebilir degildir diye :))
hatirladiklarim bu kadar.. muhtemelen daha cok sey olmustur ama bendeki hafiza o kadar kotuye gidiyor ki cogu seyi aninda unutur oldum. hatirlarsam yazarim.aslinda daha s1k yazmam lazim hani gunlu babinda :))